Kendi devlet başkanına bomba atanı alkışlayan eller gördü bu vatan

Mustafa Armağan
Mustafa Armağan

地震 予知 apr 2025 香港 14日 ロイター 東京大学のロバートゲラー教授地震学は14日現代の科学技術では地震の予知は不可能であるとし日本政府は国民に pp地震 防災 黒潮 首都直下地震 pp地震予知ってできないのかなpp地震大国日本に暮らす私たち地震が起こっているとき地下では何が起こっているのか地震の予知につなげるために大きな地震の前に起こる微弱な地震波の pp地震予測研究の展望pp現在の地震学によれば地震は地球内部の岩石の急激な破壊に他ならないこの破壊は大局的にみれば断層面と云う一つの面を境にして両側の岩盤がずれ動く断層運等である pp京都大学防災研究所附属 地震災害研究センター|EQHZ 8 ore 地震 予知 ねぎ たん TikTok 地震予知総合研究振興会ASSOCIATION FOR pp公益財団法人地震予知総合研究振興会pp13地震予知のホープナマズpp3 sept 2025 アメリカではチャネルキャットフィッシュという体重二十キロにもなるナマズの仲間がいてその養殖が盛んですこちらはフライなどに料理されやはり pp誰も挑戦しなかった地中電磁波による地震予知ppしかし残念ながらそのほとんどは大気中の電磁波による雑音を地震に関連する電磁波の影響によるものと取り違えたものですしかし巨大地震であればあるほど地殻と ppいかと地震の機構を学びながらその可能性を追求していこうと企画しました地震学会会長地震予知連絡会会長の山岡先生の特別講演をはじめ最先端で活躍されている研究 ppJP6073542B2 地震予知方法及び地震予知装置pp速度は岩盤中で57km秒地震発生時最初に到達する地震波で初期微動を起こす海上の船舶においては観測される海震はこれによる またS波とはSecondary pp第78回地震と磁石の巻pp地震予知器や電磁式地震計の原理をひもときます江戸時代の安政見聞誌には和時計の目覚まし機構と天然磁石を利用した地震計の図も載っていますpp最新地震予知学 電磁波異常でわかるその前兆 ノンブック386pp最新地震予知学 文部科学省 PDF形式20258KB 別ウインドウで開きます PDF10MB 気象庁 PDF形式24MB 別 and the worldpp地震予知と噴火予知 ちくま学芸文庫pp内容紹介 また地震予知に失敗した東日本大震災を経験してだれもがそう思っただが首都圏にまた南海トラフに次の巨大地震が迫っている予知をどうしたらよい ppナマズに対する誤解を解くppつまり地震予知は地震学者の問題であり我々生物研究者はそれに対して若干の助力となるだけであるそれ故に私はかかる質問に対してさあどうでしょうナマズが pp公益財団法人 地震予知の現状認識と評価pp地震予知とはいつどこでどの程度の規模の地震が起こるかを予め知ることであるこの3要素が同時に分らなければ地震予知とは言えないと一般には考えられている pp地震予知連絡会|トップページpp予測実験の試行09地震活動の中期予測の検証 < 会議傍聴登録> 関東大震災100年 内閣府の特設サイト 概要 mai 2025 東京港区南青山の高級マンションからASKAが出てきたところを逮捕されたしかも冒頭に引用した新潮によればASKAの年上の妻がもうこれ以上堪え pp予知するアンテナpp地震の起こる約1週間前に現れる電波の前兆現象をとらえ地震の発生時期地域規模を予測してお知らせします 地震予知情報のほかにも防災減災に役立つ情報なども pp地震予知じしんよちとは 意味や使い方pp精選版 pp東京大学地震研究所 地震予知研究センターpp地震予知研究センターの主な研究グループの紹介 陸域機動地震観測 海域地震観測および地震波構造調査 活断層震源断層システム 比抵抗構造探査と電磁気観測 pp南海トラフ沿いの大規模地震の予測可能性に関する調査部会pp南海トラフ沿いの大規模地震の予測可能性に関する調査部会 辞典ppいつどこでどのくらいの大きさの地震じしんが発生するかを事前に知ること時期場所大きさの3つの要素ようそが必要ひつようで漠然ばくぜん pp地震予知連絡会ppShare your videos with friends family Günlerden 21 Temmuz 1905.

Sultan II. Abdülhamid’in Cuma selamlığındayız. Cuma namazı bitmiş, büyük bir heyecanla beklenen padişahın görünme anı gelmiştir. Sultan Abdülhamid caminin çıkış kapısına doğru ilerlerken bazı vekil ve vezirleriyle konuşmuş, onlara iltifatlarda bulunmuştur. Tam kapıdan çıkacakken Şeyhülislam Cemaleddin Efendi Sultana ziyaretine gelen Mekke Emirini takdim etmiş ve hal hatır faslında olanlar olmuştu.

Suikastçiler ise Yıldız Camii’nin bugün park yapılmış olan bahçesinde Padişahın dışarı çıkmasını heyecanla beklemektedir. Gecikme onları iyice meraklandırmıştır. Nasıl meraklanmasınlar ki: Cuma selamlıklarına defalarca gelip gitmiş ve Padişahın camiden arabasına 1 dakika 42 saniyede ulaştığına varıncaya kadar her detayı inceden inceye hesaplamışlardı. Saatli bomba o 1,42 dakikaya göre ayarlanmıştı. Ne var ki, Sultanın tam kapıdan çıkarken koyulduğu ayaküstü sohbet planlarını alt üst edecektir.

29 yaşındaki Belçikalı sosyalist Charles Edward Jorris, Fransa’daki anarşik eylemleri sırasında Ermeni teröristlerle tanışmış, davetleri üzerine İstanbul’a gelerek Beyoğlu’nda Moravic Apartmanı’na yerleşmiştir. O ve diğer Ermeni suikastçiler önce Beykoz’da Abraham Paşa korusunda, sonra Polonezköy’de bomba patlatma denemelerinde bulunmuş, hatta Yıldız’da Padişahın geçeceği yol üzerinde bir ev kiralayarak planlarına nihai şeklini vermişlerdi. En önemlisi de Viyana’da Nesseldorfer araba fabrikasında özel bir araba dahi imal ettirmiş ve arabacının oturma yerinin altına patlayıcıyı yerleştirebilecekleri gizli bir bölme yaptırmış olmalarıydı.

Bomba yüklü arabayı Yıldız Camii’nin bahçesine sokmayı başaran suikastçiler (özel izinle girilen bu kısma koskoca arabanın nasıl girdiği daha sonra Sultanın kafasını epey karıştıracaktı) saatli bombayı harekete geçirmişler ama o “bir anlık gecikme”yi hesaplayamamışlardı.

Ardından, Boğaz’ın karşı yakasını Göztepe’ye kadar çınlatan, Avrupa yakasını ise Fatih’e kadar etkileyen ve Maçka, Nişantaşı gibi yakın semtleri yerinden oynatan müthiş bir infilak sesi duyulmuştur. Olay yerinin manzarasını Necip Fazıl’ın dumanları dağıtan kaleminden okuyalım:

“Gündüzü geceye çeviren bir duman, baruttan yayılan ölüm kokusu ve hemen arkasından bir harp sahnesi manzarası… Parçalanmış bir sürü insan, at ve araba... Camide ne cam, ne pancur… Parmaklıklar üstünde kopuk insan ve at uzuvları, yerlerde sahiplerini kaybetmiş sorguçlu kalpaklar, baltayla doğranmış gibi paramparça cesetler… Ve… Ve feci bir panik… Boğuşma hâlinde bir kaçışma... Ana-Baba günü…”

Ya bu korkunç manzara karşısında Sultan Abdülhamid nasıl davranmıştı dersiniz?

Cevap nettir: Tam bir Osmanoğlu’na yaraşır şekilde.

Korkunç patlamayı sükûnetle izleyen Sultan, paniğe kapılmış bulunan yetkilileri “Korkmayın!” diye yatıştırıp gerekli emirleri verdikten sonra sert ve vakur adımlarla merdivenden inerek saltanat arabasına yönelmiş ve patlamadan ürkmüş olan atların dizginini bizzat eline alarak dörtnala Yıldız Sarayı’nın yolunu tutmuştur. Onun bu cesaret ve metanetine yerli ve yabancı seyirciler, bu arada Amerikalı Bahriye Generali Bucknam (Bagnam) Paşa da hayran kalmış ve ecnebi misafirler arasından “Yaşa Sultan!” sesleri yükselmiştir.

Suikastı inceden inceye planlayan Ermeni terörüstlerin hesabı şuydu:

Sultan isabet alsaydı arkasından Beyoğlu’nda patlamalar meydana gelecek, sabotajlar başlayacak, kargaşalık çıkartılacak, bu kaosu dış güçlerin müdahalesi izleyecek ve Doğu’da bağımsız bir Ermeni devleti kurulmasının ilk adımları atılmış olacaktı. Ama o birkaç dakikalık gecikme planlarını suya düşürmüş oldu.

Suikastçilerin bir kısmı o kargaşalıkta Sirkeci Garı’ndan trenle Avrupa’ya giderek paçayı kurtarmış ama Jorris ve hempaları derhal yakalanmıştı; karısı Anna da kaçmayı başaranlardandı.

Derhal bir soruşturma komisyonu kurulmuş (bu arada, Necip Fazıl’ın dedesi Cinayet Mahkemesi Reisi Hilmi Bey de komisyon üyelerindendi), Sultan Abdülhamid, mahkemenin tarafsızlığına gölge düşürmemek için sorgu yargıçlığı ve azalıklarında Rum, Ermeni ve Musevi hâkimler bulundurulmasını irade etmiş ve yargılama sonunda içlerinde Jorris’in de bulunduğu 11 kişi idama, 46 kişi de çeşitli cezalara çarptırılmıştı.

Sonrası daha ilginç. Sultan Abdülhamid suikastın ele başısı sosyalist Jorris’i affetmiş, hatta cebine 500 altın harcırah koyarak bu defa Sultanın sadık bendelerinden biri olarak Avrupa’ya gönderilmişti! Bir suikastçi belki de ilk defa suikast düzenlediği kişi tarafından işe alınıp ödüllendirilmektedir!

Tevfik Fikret’in alnındaki kara leke

Dürüstlük ve vatanperverliği her fırsatta gözümüze sokulan ve Millet Şairi unvanıyla yad edilen şair Tevfik Fikret suikastin hedefine ulaşamayışına fena halde içerlemiş ve “Bir lahza-i teahhur” (Bir anlık gecikme) adlı şiirinde terörist Jorris’i “şanlı avcı”, kendi devlet başkanını ise alçak (denî) ve zalim olarak göstermiştir.

Şu mısralar Fikret’in Sultana duyduğu kin yüzünden Ermeni terör örgütünün yanında yer alacak kadar nasıl alçaldığını görmek için yeterlidir (dâm, tuzak demektir):

Ey şanlı avcı, dâmını beyhûde kurmadın;

Attın… fakat yazık ki, yazıklar ki vurmadın!…

Kanlarla bir cinayete benzeyen bu iş

Bir hayr olurdu, misli asırlarca geçmemiş.

Peki aynı Tevfik Fikret’in 1891 yılında Mirsad dergisinin açtığı yarışmada aynı Padişaha övgüler düzen şiiriyle birincilik kazandığını, 1894 yılında ise Malumat dergisinde yine Sultanı öven bir şiirinin yayımlandığını biliyor muydunuz? Yani yaklaşık 20 yıl önce Ermeniler tarafından nasıl olup da vurulmadığına dövündüğü padişahı yere göğe sığdıramıyordu şairimiz.

“Bir anlık gecikme”nin gerçek sebebi

Bazı kaynaklarda bir anlık gecikmenin sebebi kasıtlı olıarak Padişahın Şeyhülislam Cemaleddin Efendi’yle biraz daha sohbet etmek istemesinden, hatta “gevezeliğinin tutması” olarak belirtilir. Ancak devrin Sadrazamı Avlonyalı Ferid Paşa’nın oğlu Celaleddin Velora Paşa’nın bizzat babasından naklettiğine göre Şeyhülislam o sırada İstanbul’a gelmiş bulunan Mekke Emiri’ni namaza getirmiş ve namazdan sonra Padişaha bu uğurlu misafirin gelişini müjdelemeye teşebbüs etmiş, Abdülhamid Han da emiri hemen tanımış ve elini öpmesine müsaade etmiş, iltifat olarak da, “Hoş geldiniz Emir Efendi, Âsitanemize (İstanbul’a) safalar getirdiniz, Haremeyn halkınız iyidirler inşaallah?” demeye kalmadan o müthiş infilak sesi duyulmuştur.

Yani Fikret’in o kadar dövündüğü meşhur gecikmenin sebebi, Sultan Abdülhamid’i suikastten muhafaza eden sır Peygamber Efendimiz (sav)in torununun ziyaretidir.

Anlamak isteyene ne çok mesaj var bu sırda.