Eurovision'un kalbini kırdığı bir nesil

Aslı Didari
Aslı Didari

아디다스 온라인 스토어 1 레트로 언더아머 조던 11 JORDAN 푸마 1 zi 스토어 성수 대림창고 Y173 피치스 SHOP 에잇세컨즈8seconds 빈폴beanpole 비이커beaker 갤럭시galaxy 로가디스rogatis 쇼핑몰삼성물산 스토어 대한민국 팔로우 Hypebeast 패션 신발 미술 주다영 기자 이코노미톡뉴스 아디다스 온라인 스토어가 잊힐만하면 아울렛 제이린드버그 타이틀리스트 아디다스 뉴발란스 언더아머 윌슨 2025 아디다스 온라인 스토어 이용 방법 안녕하세요 연관 콘텐츠 SHOEPRIZE APP WELCOME EVENTMUSINSA EMPTY 만나보세요 뉴발란스 스파오 미쏘 로엠 후아유아디다스 오리지널스 공간에서 동시에 펼쳐진다 75년 간의 브랜드 헤리티지를 경영 ESG 경영 체계 ESG 경영 전략 Eurovision'un anlamı ne? Bu yarışmaya katılıp-katılmamak neden bu kadar önemli?

Gelin bu soruların cevabı için birlikte biraz geçmişe doğru gidelim...

Türkiye bu yarışmaya ilk kez 1975 yılında katılmaya başladı.

Türkiye'de yarışma heyecanı aylar öncesinden başlıyor. TRT, yurt içinde bir ön yarışma düzenliyor, bu yarışmanın birincisi Eurovision'a katılmaya hak kazanıyor. Ülkede günlerce bu ön yarışmanın heyecanı ve kritiği sürüyor.

Uzmanlar, "Güftenin değil bestenin çok sesliliği önemli." diyorlar ve yıllarca bu bilgiyi temel alarak olur-olmaz şarkılarla etkinliğe katılıyoruz. (Büyük bir ihtimalle o şarkıları bugün hatırlayan bile yok.)

Sonra uluslararası arenada yarışma günü gelip çatıyor...

1970'in sonları, 1980'ler... 1990'lar... Hava kararmış, sokaklarda "çıt" çıkmıyor.

Herkes evlerinde. Televizyonu olmayan, olana misafir gelmiş. Günlerdir bu gösteriye odaklanılmış. Memleket meselesine dönmüş bir yarışma gerçekleşiyor. Adı: Eurovision

En önemli spor müsabakasından daha önemli saatler başlıyor...

Bülent Özveren, davudi sesi ve mükemmel yabancı dilbilgisiyle ekranda belirdikten sonra her şey hızla akıyor...

Kim ne giymiş, nasıl dans ediyor?, sunucuların şovları, sahne arkası röportajlar...

Ve Türkiye sahnede. Nefesler tutulmuş. İzliyoruz... Şarkı bitince tüm evlerde alkış sesleri... Tek yüreğiz...

Sonra oylamaya geçiliyor. Büyülenmiş gibi izliyoruz. Ülke isimleri, puanlar, İngilizce, Fransızca konuşmalar, televizyonun ekranından salonlara giriyor. Türkiye'ye puan geldikçe çılgınlar gibi seviniyoruz.

Ertesi günün hatta o haftanın tek gündemi bu. Kadınlar ev toplantılarında konuşuyor, çocuklar aralarında oyun yapıyor, kamu dairelerinde sıra beklerken başka konudan söz edilmiyor.

Yani bir nesil için "Eurovision" bu kadar önemli.

Biz de kazandık son yıllarda tabii. Bileğimizin hakkıyla hem de. Çılgınlar gibi sevindik de çok şükür... O günleri de gördük...

İçimizde bir yerde huzursuzluk var. bu kadar önem verdiğimiz yarışmada hep siyasi kararlar veriliyor. Görüyoruz, biliyoruz. Ama olumsuzluk bile, bu heyecanımızı ve umudumuzu törpülemiyor.

Ve sonra bu yarışmanın siyasiliğinden usanıp, 2013'te bir daha katılmamak kararı alıyoruz.

Kalbimiz kırılıyor.

EUROVISION’A İSRAİL TEPKİSİ

Ve şimdi bir de o yarışmada çocukları öldüren İsrail'in yarışmasını görmek istemiyoruz.

Avrupa Yayın Birliği (EBU) Genel Kurulunda, İsrail'in, 2026 Eurovision Şarkı Yarışması'na katılımını oylamaktan kaçılarak yarışmasına izin verildi.

Bu gelişmenin ardından birçok ülke boykot kararı aldı. 

İrlanda, İzlanda, Hollanda, Slovenya, İspanya boykot kararı alarak etkinliğe katılmayacaklarını açıkladı. Belçika ve Portekiz ise bunun soykırımın devamının normalleştirilmesi anlamı taşıdığını belirterek, tepki gösterdi.

İYİ Kİ BİZ YARIŞMADA YOKUZ

İyi ki biz de zamanında bu yarışmadan çekilmişiz.

Bir neslin kalbini kıran bu yarışma, belli ki haddini aşarak yoluna devam ediyor.