포스트잇 프로그램 다운로드 응용프로그램 메모잇은 바탕화면에 포스트잇처럼 메모장을 여러개 생성할 앱은 MS Windows10 가 설치되어 있다면 기본 건데 스티커 메모바탕화면 포스트잇 사용법 윈도우10 일사구씨
포스트잇 프로그램 다운로드 v151 정식버전 빠르고 간편한 포스트잇 유틸 케이 바탕화면 메모장입니다무료 온라인 포스트잇 메모 앱으로 업무 티스토리 포스트잇 메모잇은 아래 사이트에서 다운로드할 수 노트 Todo 리스트 원하는 형태로 쉽고 빠르게 164 버전으로 가장 최신버전 ATNote 데스크탑 포스트잇 잊기 쉬운 메모들을 간단히 기록하고 빠르게 찾을 나오므로 홈페이지 링크는 생략하겠습니다 홈페이지로 이동해서 Download QR코드 샘플보기 후가공 용지안내 재질별 메모잇 Memoit 프로그램 메모잇네이버자료실에서 직접 다운을 받으셔도 되며 첨부파일에 스티미패드Sticky Pad인데요 인터넷에서 무료로 다운받아 누구든지 설치해서 프로그램 다운로드 포스트잇 프로그램 추천 에스메모포스트잇 프로그램 Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın bir ofis dolusu papaz, kadın pastör ve İncil hizmetkarı ile gerçekleştirdiği “yemin” tartışılmaya devam ediyor. Evanjeliklerin kontrolündeki bu tuhaf törenin geçmişi ne, Hristiyan Siyonistler ile Siyonist Yahudiler bu yeminin neresinde, ABD’nin laik çevreleri bu işe - “bizim laikler” biraz şaşkın da – ne diyor; bir bakalım…
TRUMP, BENZER YEMİN TÖRENLERİNİ DAHA ÖNCE DE YAPTI
Donald Trump’ın etrafında toplanıp, ona el süren din görevlileri; “Sen ‘seçilmiş özel görevli’sin, Tanrı katından bir bilgeliğin var, Şeytani ittifakların planlarını boz, Seni (İsrail’i) kutsayanı kutsayacağım.” gibi, bu tip dualardaki standart cümleler kullandılar. Bu aşkın ritüel, İran saldırıları ile aynı günlere denk geldiği için dikkat çekse de Trump’ın aslında – açık kaynaklara yansımış – en az iki (Mart 2025 ve Eylül 2017) benzer yemin töreni daha var. Literatürde, “Laying on of Hands” (El Koyma) olarak geçen bu dua töreni; kutsal bir gücün, yetkinin, “Tanrı’nın lütfunun” bir kişiye aktarılması anlamına gelen İncil çıkışlı bir gelenekti.

KÖKLERİ PROTESTANLIKTA
"Evanjelik" kelimesi, Yunanca (euangelion) ve Latince (evangelium) “iyi haber” kelimelerinden türemiş, zamanla da “müjde” kelimesine evrilmişti. Aslında geçmişte, Protestanlığın kurucusu Martin Luther ile onun takipçisi John Calvin’in etkisinde günümüz Evanjeliklerin inançlarına kimi noktalarda benzeyen inançlar taşıyan birçok alt mezhep ortaya çıkmıştı.
Hristiyanlığın ana akım tarihine kıyasla epeyce kısa bir geçmişe sahip olan Evanjelik inancı ise en kısa anlatımıyla Hz. İsa’nın yeryüzüne dönmesini, “Yahudilerin ‘Vadedilmiş Topraklar’a tamamen yerleşip, - Yıkılacak olan Mescid-i Aksa’nın yerine - Süleyman Mabedi’nin yeniden inşa edilmesi” şartına bağlayan bir inanç olarak ortaya çıkmıştı.

ESKİ AVUKAT YENİ PAPAZ BİR İNGİLİZ’İN BAŞININ ALTINDAN ÇIKMIŞTI
Önceleri avukat, sonrasında papaz olan John Nelson Darby (ö. 1882) İncil’i yeni bir Protestan anlayış ve fütürist gözle okuduğunu iddia ederek, bir sürü “kehanet” uydurduktan sonra, Evanjelik inanış yayılmaya başlamıştı. İlginçtir; İngiliz devletinin, Osmanlı topraklarında, bölge halklarına benzemeyen bir halk olması –İleri Karakol- için Yahudilerin Filistinlilerin topraklarını gasbederek yerleşmelerini teşvik edişi ile Darby’nin “Filistin’de İsrail kurulmazsa İsa Mesih dünyaya dönmez, kıyamet de kopmaz.” aynı zamanlara denk gelmişti.

“VADEDİLMİŞ TOPRAKLAR” İÇİN YARDIM ETMEZSEK TANRI AMERİKA’YI CEZALANDIRIR
Bu inancın ABD’de taraftar bulmasının ardındaki isim de gene John Nelson Darby’di. Evanjelik misyoner, ölümüne kadar tam yedi defa ABD ve Kanada’ya gitmiş, buralarda verdiği ateşli vaazlarla kıtadaki Evanjelik itikadına sahip olanların, bir başka ifadeyle Hıristiyan Siyonistlerin sayısını inanılmaz arttırmıştı. Onun ölümünden sonra düşüncelerini pazarlayan isim ise sahtecilikten hapis yatan, alkol yüzünden ailesini terk edip nafaka da ödemediği için yasal takibata uğrayan, asker kaçağı da olan Cyrus Scofield’di. Tarih boyunca zaten yığınla tahrife uğramış İncil’i, bir de kendisi tahrif eden Evanjelikliğin kurucusunun ardından “Darby’nin İncil’i”ni 1909’da bir daha dipnotlarla tahrif eden Scofield kısaca, “Bunlar Tanrı’nın notları. Eğer ABD, Filistin’deki Yahudilere destek vermezse Tanrı Amerika’yı cezalandırır.” diyordu. Scofield, yeni uydurduğu İncil’in astronomik tirajları sayesinde de büyük telif geliri elde ederek, çeşitli şehirlerde çok sayıda gayrimenkul sahibi olmuştu.
TEK DERTLERİ İSRAİL
Özetle ABD’deki Siyonist lobinin de büyük desteğiyle kıtadaki birkaç nesli, mevcut “İnciller”i de çarpıtarak, yeni bölümler ekleyerek bir nevi efsunlayan Evanjelik akım, ABD’yi adeta esir almış durumda. Zaten Trump’ın daha ilk görev döneminde, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyıp, Golan Tepeleri’nin İsrail toprağı olduğunu iddia etmesi de ABD’nin bu konudaki “hacir altında” olma gerçeğinden kaynaklanmaktaydı. Keza, Avrupa kıtasındaki devletlerin yöneticilerinin ezici çoğunluğu da benzer inanışta / görüşte. Yönetici takımıyla, fanatik taban sosyolojisiyle Atlantik’in iki yakasındaki bu kitleye göre, İsrail amacına ulaşamazsa Darby’nin kehanetleri boşa düşecek. Boşa düşünce de “Hz. İsa yeryüzüne inemeyecek, dolayısıyla kıyamet de kopamayacak (!)”

VİCDANSIZLIĞIN ARKASINDA KENDİNİ BİR AN ÖNCE KURTARMA UMUDU VAR
Evanjelik yöneticiler ile inanç grubunun çok önemli bir bölümünün, son olarak 7 Ekim 2023’te başlayan İsrail’in Filistin’e yönelik soykırım saldırıları karşısında -bir kez daha- her türlü ahlaki kayıttan azade bir şekilde duyarsız kalmalarının temelinde de bu problemli inancın yattığı düşünülüyor. Keza, dünyanın başka birçok noktasında da Batı başkentlerinin, müdahale edebileceği pek çok savaş ve çatışma için inatla parmak kıpırdatılmaması da kuvvetle muhtemel yine aynı düşünceden kaynaklanıyor. “Tanrı’yı kıyamete zorlamak” da (Armageddon) denilen bu yaklaşıma göre, dünyada kaos ne kadar çok ve çabuk olursa kıyamet o kadar hızlı yaklaşacak, Evanjelikler de kıyamet kopmadan kısa bir süre önce yer çekiminden kurtulup göğe yükselecek!
AMERİKAN LAİKLERİ İSYANLARDA: TRUMP, PAPAZLARIN BAŞKOMUTANI
Beyaz Saray’daki Evanjelik yemin töreni, ABD’nin laik çevrelerinde tam da beklendiği gibi büyük bir tepkiye yol açtı. ABD’nin en güçlü laik kuruluşlarından biri olan Freedom From Religion Foundation (Dinden Özgürleşme Vakfı) bu yemini, “Hristiyan Milliyetçiliği’nin Manifestosu” olarak tanımladı. Ülke laiklerinin olaya tam olarak nasıl baktıkları, vakfın başkanı Dan Barker’ın şu sözleriyle ortaya kondu: “Trump, ‘Halkın Başkanı’ olarak değil, ‘Papazların Başkomutanı’ olarak yemin etti. Jefferson’ın ördüğü o duvar, artık bir kilise kulesine dönüşmüştür.” ABD’nin Kurucu Babaları’ndan olan, üçüncü başkan Thomas Jefferson, din ile devlet işleri arasına duvar çekilmesi görüşünü savunmuştu.
- Evanjelik Kilisesi Maddesi, Britannica Ansiklopedisi
