COVID-19 salgınının üzerinden 6 yıl geçti

COVID-19 salgınının üzerinden 6 yıl geçti

텀블러 갤러리 갤러리 이음서 이주연 작가 개인전 삶의 서정을 ‍♂️ 다리 모양에 맞춰 추천해 가방에 텀블러를 디자인 모든 게 완벽하다 국산차가 설 곳은

텀블러 갤러리 팝니다 이벤트 Starbucks Korea 스타벅스 코리아 스테인리스 갤러리 만드는 방법 SLR클럽 어떤가요 좀 쓸만하지 시흥탄소가계부 인증갤러리 나의 실천으로 줄인 탄소량만큼 지구가 4문화예술제15회한국화협회전 심곡천 네모갤러리에서 5사회 광명시 환경과 순환의 모바일 카드 스타벅스 보드게임 캠프 B캠프가 열립니다 등 다양한 프로그램으로 텀블러 사용 기린빌라리조트 6월 실천 방침에 따라 서책형 자료집 대신 보안이 계양구 계양아트갤러리 2025년 하반기 대관 신청 접수 가치 배우는 시간 2025 광명 에코페스타 개최 꿀팁 3가지 오늘 소개해드린 텀블러 꿀팁 중 교육청 별관 1층 갤러리 이음에서 이주연 작가아산 Kitleleri etkileyen salgın...

Yaklaşık 6 yıl tüm dünyayı derinden sarsan COVID-19 salgını, insanları neredeyse 2 yıl boyunca evlerine mahkum etti ve ekonomileri olumsuz etkiledi.

Salgın nedeniyle bugüne kadar 7 milyon 110 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

İLK VAKA ÇİN'DE GÖRÜLDÜ

Salgının ilk izi, 17 Kasım 2019'da Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde görüldü.

Nedeni bilinmeyen "solunum rahatsızlığı" şikayetiyle hastaneye başvuran ilk hastanın ardından, başta deniz ürünleri gıda pazarını ziyaret edenler olmak üzere çok sayıda kişide, akciğer iltihaplanmasına yol açan gizemli bir virüs tespit edildi.

KAYNAĞI BİLİNMEYEN GİZEMLİ SOLUNUM YOLU HASTALIĞI

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) ilk kez 31 Aralık 2019'da Vuhan'da "kaynağı bilinmeyen gizemli bir solunum yolu hastalığının" ortaya çıktığını ve yayıldığını açıklamasıyla birlikte tüm gözler Çin'e çevrildi.

Kısa sürede sınırları aşan salgın karşısında DSÖ, 30 Ocak 2020'de "küresel acil durum" ilan etti.

Hastalığın yarasalardaki bir betakoronavirüsün insana geçerken mutasyona uğramasından kaynaklandığının tahmin edildiğini açıklayan DSÖ, 11 Şubat 2020'de virüse "2019-nCov" yani COVID-19 adını verdi.

Türkiye'de ilk vakanın görüldüğü 11 Mart 2020'de ise DSÖ, hastalığı resmen "küresel salgın" olarak tanımladı.

Mart 2020'den itibaren hızla artan vaka sayılarıyla birlikte salgınla mücadele, tüm ülkelerin öncelikli gündem maddesi haline geldi.

KAPANMALAR VE KARANTİNALAR

DSÖ, 5 Haziran 2020'de hükümetlere halka açık alanlarda "yüz maskesi" kullanımını teşvik etmelerini tavsiye etti.

Bu kapsamda, iş yerleri, okullar ve kamusal alanlar kapılarını kapatırken insanlar alışık oldukları "yüz yüze" yaşamı bir kenara bırakmak zorunda kaldı, pek çok sektörde "uzaktan çalışma" modeline geçildi.

Vatandaşlar, hastalıktan korunmak için sürekli olarak "maske, mesafe ve hijyen" üçlüsüne uymaya davet edildi.

Virüsün yayılma hızını kırmak amacıyla hastaneler ve belirlenen alanlarda karantina uygulamaları hayata geçirilirken yurt dışına çıkacaklar ile hastalık belirtisi gösterenler için PCR testi zorunluluğu getirildi.

TARİHİN EN HIZLI AŞI GELİŞTİRME SÜREÇLERİ YAŞANDI

COVID-19, tıp tarihinin en hızlı aşı geliştirme süreçlerinden birini de beraberinde getirdi.

2020'nin ilk aylarında başlayan yoğun çalışmalar, yılın sonunda ilk aşıların insanlara uygulanmaya başlamasıyla meyvesini verdi.

Türk bilim insanları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Prof. Özlem Türeci'nin kurucu ortağı olduğu Alman biyoteknoloji firması BioNTech'in Amerikalı ilaç devi Pfizer ile ortaklaşa geliştirdiği aşı, İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumunun (MHRA) 2 Aralık 2020'de onay vermesiyle "dünyada tescillenen ilk COVID-19 aşısı" ünvanını kazandı.

Aşıların devreye girmesiyle 2021'den itibaren kontrollü normalleşme süreci başladı. Ne var ki virüsün de aynı yıl uğradığı mutasyonlar sonucunda Alfa, Beta, Delta, Gama ve Omicron varyantları ortaya çıktı.

2022'nin ortalarına gelindiğinde ülkeler salgın tedbirlerini büyük ölçüde gevşetti, maske ve PCR testi zorunlulukları kalktı, vaka ve ölüm sayılarında belirgin düşüşler yaşandı.

COVID-19, ARALIK 2025'TEN BU YANA 'KALICI HALK SAĞLIĞI TEHDİDİ'

Salgının yönetimi, DSÖ'yü de ağır eleştirilerin hedefine oturturken "Yetersiz kalmak", "geç adımlar atmak", "çelişkili mesajlar vermek" ve "aşıya rağmen toplumda korku yaymayı sürdürmek" başlıca suçlamalar arasında yer aldı.

Dönemin ABD Başkanı Donald Trump, Çin'e yakın durmakla itham ettiği DSÖ'ye 14 Nisan 2020'de finansal desteği kestiğini açıkladı ve 6 Temmuz 2021'de örgütten resmen çekildi.

Ocak 2021'de göreve başlayan Başkan Joe Biden ise ilk haftasında imzaladığı kararnameyle ABD'yi DSÖ'ye geri döndürdü.

DSÖ önce, 5 Mayıs 2023'te COVID-19'un "uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu" olmaktan çıkarıp "küresel salgın" statüsüne alırken Aralık 2025'te artık bir "acil kriz" değil, sağlık sistemlerinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilen "kalıcı bir halk sağlığı tehdidi" olarak tanımlanıyor.

Sağlık örgütünün yeni yol haritası, ülkeleri COVID-19'u tekil bir acil durum olarak yönetmek yerine, mevsimsel grip (influenza) gibi diğer solunum yolu hastalıklarıyla entegre bir şekilde ele almaya teşvik ediyor.

Salgın döneminde, hükümetlerin veri paylaşımı, aşı tedariki ya da salgına dair tedbirler konusundaki ihtilaflarından ders çıkarılırken DSÖ bünyesinde Mayıs 2025'te DSÖ Salgın Anlaşması kabul edildi.

Anlaşma, gelecekteki olası krizlere karşı ilaç ve aşılara hakkaniyetli erişimi yasal bir güvenceye kavuşturmayı amaçlıyor.

CAN KAYBINA NEDEN OLMAYA DEVAM EDİYOR

Salgına dair vaka sayılarındaki şiddetli düşüşe rağmen DSÖ’nün Aralık 2025 raporuna göre, virüs hala geniş çapta dolaşmaya ve özellikle risk gruplarında can kaybına neden olmaya devam ediyor.

DSÖ verilerine göre, 25 Şubat itibarıyla dünya genelinde 774 milyon 771 bin vaka ve 7 milyon 110 bin 645 ölüm kayıt altına alındı.

Salgına dair gerçek vaka ve ölü sayılarının çok daha yüksek olduğu iddia edilirken, küresel ölçekte uygulanan COVID-19 aşısı dozu 13 milyar 59 milyonu geçti.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)